Kategori: KONUŞMA BOZUKLUKLARI

GAZİANTEP KEKEMELİK MERKEZİ
KONUŞMA BOZUKLUKLARI

KEKEMELİK (NEDİR, NELER YAPILMALIDIR)

KEKEMELİK Normal Konuşma Nedir? Normal konuşma, konuşmanın akışının farklı biçimlerde yorumlanmasıdır. Hepimiz bazen seslerin yerini karıştırır, cümlede yanlış yerde durur, uygunsuz vurgu yapar veya kelime ve hecelerde tekrarlar, geriye dönüşler, dil sürçmeleri; çeşitli sesler çıkartarak akıcılığı bozabiliriz. Konuşma çabaları çok şiddetli ve akıştaki bölünmeler çok olduğu zaman, dikkat çektikleri için dinleyiciler tarafından bozukluk olarak algılanır. Konuşma, kusursuz değildir. Bu yüzden her zaman aynı akıcılıkta olmalı şeklinde bir kural olduğu düşünülmemelidir.   Normal Akıcılık Bozuklukları; Konuşma ritminde duraklamalar 2- 6 yaş arasında sıklıkla görülür. Çocuğun dil gelişimi sürecinde yaşadığı tedavi gerektirmeyen normal duraksamalardır. Buna “normal akıcılık bozukluğu”(normal disfluency) denir. Tüm çocuklarda görülebilir. Aileler bu duraksamalar üzerinde çok durmaz ve çocuğun kendine güvenini sarsacak; “Yavaş konuş”,”Sakin ol!”,”Öyle konuşma!” gibi söz ve tutumlardan uzak durduklarında bu süreç daha rahat atlatılmakta ve akıcılık bozukluğu kalıcı hale gelmemektedir.   KEKEMELİK (Stuttering,Stammering) NEDİR? Psikiyatrik tanı kriterlerine göre; kekemelik, yaşına ve lehçesine uygun gelişimsel olarak çıkartması beklenen konuşma seslerini çıkartamaması, konuşmanın olağan akıcılığında ve zamanlama örüntüsünde bozukluk olması durumudur.(D.S.M. IV, 1994, S.449). Kekemelik ; konuşmadaki akıcılığın bozulması, bunlara verilen psikolojik (Konuşmaktan çekinme, konuşurken hata yapmaktan korkma) ve motor reaksiyonlarla (Vücudun çeşitli yerlerinde oluşan tikler), konuşmadaki uzatmalar, tekrarlar ve duraklamalarla kendini gösterir. Bunlar genellikle : Hece-ses uzatma (v-v-v-ver), Kısa kelime tekrarı (al-al-al),KONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

kekemelik nedir, kekemelik nasıl geçer

Kekemelik , tipik olarak uzamalar ( ses çıkışı ), tekrarlar ( ä-ä-ä-ä-kekeme ) veya birkaç dakikaya kadar sürebilen tam konuşma tıkanıklıkları şeklinde kendini gösteren istemsiz bir konuşma engelleme durumudur . Diğer konuşma bozukluklarından farklı olarak, kekemelik sadece konuşma üretimi ile değil, iletişim ile ilgilidir. Tipik olarak, bir kekeme kendi kendine,  konuştuğunda kekemelik meydana gelmez. Kekemeliğin yaygınlığı Nüfusun yaklaşık yüzde Üçü kekemelikten muzdarip. Erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha yaygındır. Kekemelik genellikle 2 ila 5 yaşlarında başlar. Kekemeliğin nedenleri Kekemeliğin doğası ve nedenleri araştırılmış olmasına rağmen, şu ana kadar tek ve ortak bir neden bulunamamıştır. Muhtemelen birçok neden vardır. Kekemelik, araştırmacı van Riper’ın tarif ettiği gibi, bir araya geldiğinde güçlü bir akarsu oluşturan küçük akarsulardan kaynaklanabilir. Kekemeliğe bazen fiziksel veya nörolojik yaralanmalar veya hastalıklar neden olabilir, ancak bu daha az yaygındır. Kekemelik bir kişinin zekası, yetenekleri veya zihinsel nitelikleriyle ilgili değildir. Paul, Isaac Newton, Winston Churchill, İngiltere Kralı George VI ve Marilyn Monroe gibi birçok ünlü kekeme olmuştur. Kariyerleri kekemelik tarafından engellenmemiş insanlara örnek olarak birkaç modern politikacı da verilebilir. Kekemelik deneyimleri Kekeme bireyler konuşma güçlüklerini farklı şekillerde yaşarlar. Bazıları için, diğerlerinin yanında bir özelliktir ve üzerinde daha fazla çalışmaya gerek yoktur. Ancak birçok kekeme için konuşma güçlüğü gerginlik, utanç ve endişeye neden olur. Kekemelik, zor kelimeleri daha kolay kelimelerle değiştirerek, konuşmada yardımcı kelimeler ve jestler kullanarak veya hatta konuşma durumlarından tamamen kaçınarak maskelenebilir. Kekemelik, konuşma korkusu ve kekemeliktenKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

KEKEMELİK (KONUŞMA BOZUKLUĞU)

Kekemelik konuşmanın akıcılığı ve ritmi ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Akıcı bir konuşmada ritm ve zamanlama büyük önem taşımaktadır. Hız, vurgu ve doğru yerde yapılan duraklamalar bakımından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akmaktadır. Akıcılıkta ise ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar ve tekrarlamalar konuşmanın doğal akışını etkilemektedir. Bu etkileme durumu kekemelik olarak adlandırılmaktadır. Her kekemelik birbirinden farklı görülmektedir. Fakat benzer özellikler taşımaktadır. Bunlar: • Sözcüklerin bitirilmeden bırakılması • Anormal şekilde ses, hece ve sözcüklerin tekrar edilmesi                      • Seslerin normalden fazla uzatılması ( k k k kapı gibi) • Kekemeliği olan kişiler hangi sözcük ve seslerin onlar için problem olacağını bilip bu durumdan sözcük oyunları ile kaçmaya çalışırlar veya sözel iletişime geçmeyip sessiz kalmayı tercih ederler. Kekemeliğin nedenleri konusundaki düşünceler farklılık göstermektedir. Bazı uzmanlar genetik bir bozukluk olarak nitelendirmekte, bazıları ise öğrenilmiş bir davranış veya çevresel faktörlerin etkisi olduğunu belirtmektedir. Genellikle kekemelik 2-6 yaşlarda yani dil gelişiminin erken dönemlerinde ortaya çıkmaktadır. Bazı durumlarda ise okul çağında ve az da olsa yetişkinlikte de ortaya çıkabilmektedir. Birçok çocuk dil ve konuşma gelişiminde normal olarak adlandırabileceğimiz bir kekelemelik dönemi yaşar. 2-6 yaş arası okul öncesi dönemde çocuğun düşünme hızıKONEF GAZİANTEP

KİŞİSEL GELİŞİM, KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Heyecanı yenmenin ve başarılı olmanın yöntemleri(Sosyal fobi…)

Heyecanı yenmenin ve başarılı olmanın yöntemleri İlk defa yaptığımız her iş önce heyecan ve korku oluşturur. Korku anında dolaşım sistemi içerisine gerginlikle orantılı olarak aşırı kortizol salgılanır. Bu durum düşünce akışını engeller. Kişi bu anda olumlu duygularını kaybeder. Daha ileri düzeyde elleri ve hatta tüm vücudu titrer. Kalbin çarpması ve kan dolaşımı hızlanır. Davranışların kontrol edilmesi zorlaşır. Bu sorun ileri düzeyde olursa, insan başkalarıyla göz göze gelemez; başı titrer, âdeta beyni dış dünyadan kopmuş gibi olur. Korku anında insan kalbinde bir iç endişe akıntısı hisseder. İnsan bir an önce bu durumdan kurtulmak için o ortamdan uzaklaşmak, yapmak istediğini yapmaktan vazgeçmek zorunda kalır. Ayrıca endişe veya korku, konuşmacının inandırıcılığı kaybetmesine yol açar. Bazı insanlarda korku duygusu çok gelişmiştir. Sık sık duyulan bu endişeler gittikçe birbirlerini beslerler ve endişe edebilme yeteneği gelişir: İnsan en küçük bir sorundan bile endişe duymaya başlar. İleri düzeyde korku ve endişe, sinir sistemi için son derece tahrip edicidir. Tüm başarılı konuşmacılar toplum önüne çıktıklarında mutlaka heyecanlanmışlardır. İstisnasız her insan korku ve endişeyi yenebilir. Ancak bunun için tüm inançlarını yeniden gözden geçirmeli ve bir dizi egzersiz yapılmalıdır. Aşağıda korkunun nedenleri tek tek açıklanmıştır. KORKUNUN NEDENLERİ   Temel korku nedenleri arasında baskı dolu çocukluğu, sürekli yaşanan stres ve hastalıkları, sosyal olmayan bir ortamda uzun süreKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Konuşma bozukluğu nasıl giderilir?

Hızlı konuşma ve Konuşma bozuklugu anlaşılmama nedeni ile oluşan bir durum olan konuşma bozukluğu, tıp literatüründe takifemi olarak adlandırılır. Çeşitli sebeplerle ortaya çıkabilen konuşma bozukluğu, etkili tedavi yöntemleriyle giderilmektedir. Peki konuşma bozukluğu nasıl tedavi edilir?   Konuşma bozukluğu (Takifemi) hızlı konuşma ve anlaşılmama nedeni ile oluşan bir bozukluktur. Aşırı heyecan ile birleşmesi sonucunda daha çok ortaya çıkmaktadır. Bu durumda konuşan kişinin söyledikleri hiç bir şekilde anlaşılamaz. Bu durumun çok fazla süregelmesi ile iletişim bozuklukları ile zorluk yaşanmasına meydan vermektedir. Hızlı konuşan kişinin bu durumu yaşaması bazı nedenlere bağlıdır. Tabi ki dış dünyanın da bu durumda etkisini ve akış hızının artmasını da unutmamak gereklidir.   Konuşma bozukluğu (Takifemi) ; daha çok IQ seviyesi yüksek olan kişilerde görülme olasılığı yüksek olan bir bozukluktur. Bu tarz kişilerde söylenecek kelimenin söylenmeye başlamadan önce düşünüleni de dile aktarmaya başlamasıyla hızlanır ve ortaya çıkar. Kekemelik hastalığı olan kişilerin daha önce takifemi yaşadıkları ortaya çıkmıştır.       Kekemelik halinde; söylenecek kelimenin bir an önce ağızdan çıkarılmasını sağlamak için hızlı şekilde hareket etmesi ile bu sorun belli süre sonra takifeminin oluşmasına alt yapı oluşturmaktadır.Bu süreç ile artık alışkanlık haline gelmekte ve sürekli hızlı konuşulmaya devam edilmektedir. Bu durum telefon görüşmelerinde daha büyük sıkıntılar yaratabilmektedir. Karşıdaki kişiye hızlı birKONEF GAZİANTEP

GAZİANTEP KEKEMELİK MERKEZİ
KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Konuşma Bozukluğu

 Bu problemler; konuşurken takılma, yavaş, kısık sesli, kekeleyerek veya hızlı konuşma, sert yüz kasları, ağızdan salya akması, kelimelere zor erişme ve sesle ilgili kasların aniden kasılmasıdır.  Konuşma bozukluğu nedir? Sözel iletişim esnasında kişide meydana gelen bazı problemler nedeniyle konuşma seslerini düzgün veya akıcı telaffuz edememektir. Bu problemler; konuşurken takılma, yavaş, kısık sesli, kekeleyerek veya hızlı konuşma, sert yüz kasları, ağızdan salya akması, kelimelere zor erişme ve sesle ilgili kasların aniden kasılmasıdır. Konuşma bozukluğunun birçok sebebi olabilir. Bunlar arasında; beyin tümörü, kafa travması, alzheimer, demans, alkol bağımlılığı, inme, sıkı veya gevşek takılan takma dişler, ses tellerinde polip, ses kanseri, sesin hatalı kullanımı, kafeinli içecekler yer almaktadır. Konuşma bozukluğu çocukluk döneminde başlamaktadır. Konuşma çağına gelen ve henüz bu gelişimi tamamlayamayan çocuklarda birtakım rahatsızlıklara bağlı dil ve konuşma bozuklukları meydana gelir. Bazen genetik, psikolojik ve anatomik faktörler alıcı dilin gelişmemesine neden olabilir. Örneğin, Otizme sahip olan çocuğun kaba motor gelişiminde bir gerilik yoktur ama dil gelişimi geridir. İletişim kurmak istemez ve göz teması çok azdır veya işitme engeli, zihin engeli, down sendromu gibi farklı rahatsızlıklara sahip olan çocukların da dili kazanamama problemi olabilir. Dil ve konuşma bozukluğu deyince çocukluk çağında en sık, kekemelik ve artikülasyon (kapı yerine tapı deme gibi) bozuklukları görülmektedir. BunlarınKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Çocuklarda Artikülasyon Bozukluğu

Çocuklarda Artikülasyon Bozukluğu (Konuşma Bozukluğu) Artikülasyon bozukluğu, sesleri çıkarırken bazı seslerin atlanması, başka sesler eklenmesi veya seslerin çarpıtılması sorunudur. Artikülasyon bozukluğu olan çocuklar gelişimsel seviyeleri ile paralel olarak çıkarması gereken sesleri çıkaramazlar. Eğer artikülasyon bozukluğu çok ciddi bir vaka değilse, bu durum okul çağına kadar fark edilemeyebilir. Fakat daha ciddi vakalarda çocuk henüz 3 yaşındayken gözlemlenebilir. Küçük çocuklar zaten yaşları gereği henüz konuşmayı tam olarak beceremezler. Fakat artikülasyon bozukluğu olan çocuklar, yaşça kendisinden daha küçük çocuklar gibi konuşurlar. İleri boyutta ise çocuk pek çok kelimeyi yanlış telaffuz edebilir ve çocuğun konuşması anlaşılmaz olabilir. Artikülasyon Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir? Dudak ve dil gibi organların bozukluğu Artikülasyon bozukluğuna neden olabilir. Örneğin dudakların yarıklığı veya dudağın olağan dışı gergin olması gibi. Dil kaslarının düzgün çalışamaması, Damak yarığı veya damağın yüksek olması, İşitme kaybı, Zeka geriliği, Çene kaslarındaki problemler, Dil bağının dil ucuna fazla yakın olması, Burunda et olması Yukarıdaki fiziksel sebepler haricinde aile içindeki sorunlar,  çocukta utangaç kişilik gibi psikolojik sebepler de Artikülasyon bozukluğuna sebep olabilir. Artikülasyon Bozukluğu Bebeksi Konuşmaya Benzetilebilir Artikülasyon bozukluğu sorunu yaşayan çocukların çıkardığı sesler, bazen bebeksi konuşmaya benzetilebilir. Zaten yaşları gereği bazı kelimeleri, sesleri ve heceleri tam olarak çıkaramayan çocuklarda artikülasyon bozukluğunu tespit etmek aileler için zorlayıcıdır. Fakat eğer çocuğunuz 3-5 yaşındanKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Konuşurken takılıyorsa dikkat!

Kekemelik belirtileri ve tedavisi hakkında önemli bilgiler KONEF GAZİANTEP Kekemelik, en basit anlatımıyla “Konuşma akıcılığının çeşitli biçimlerde sekteye uğraması” olarak tanımlanıyor. Çocuklukta ve bazen yetişkinlikte görülebilen kekemelik, dil ve konuşma terapisiyle tedavi edilebiliyor. Kekemeliğe yapısal bir yatkınlıkla birlikte, çevresel, gelişimsel ve psikolojik nedenlerin yol açtığı tahmin ediliyor. Kekemelik doğuştan gelen bir bozukluk mu? Kekemeliğin nedenlerine ilişkin yapılan aile çalışmaları, ailede kekeleyen bir birey varsa, bu ileride başka kekeleyen bireylerin olma olasılığının arttığını gösteriyor. Bireyde yapısal olarak kodlanmış bir kekemelik varsa, herhangi bir şekilde tetiklenebiliyor ve kekemelik oluşabiliyor. Ayrıca yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabiliyor. Nörojenik bozukluklar ve kekemelik ilişkisini bulgulayan çalışmalar olduğunu biliniyor. Örneğin kafa travması sonrası kekemelik gelişebiliyor. Kekemeliğin nedenleriyle ilgili yapılan çalışmalarda farklı nedenler olabilir “Ancak son zamanlarda yapısal bir yatkınlığın olduğu, çevresel, gelişimsel ve psikolojik faktörlerin de bunun üzerine eklendiği görüşüne inanılıyor. Çocukluk dönemindeki kekemelikte ebeveynlerin çocuğa karşı mükemmeliyetçi tutumları, karmaşık dil kullanımı yani çocuğun yaşına uygun olmayan dil seçimi, çocuğun konuşmasında yapılan zaman baskısı, ebeveynin hızlı konuşması, yeni eve taşınma, kardeş olması gibi çocukta güvensizlik yaratan durumlar, çocukluk döneminde kekemeliğin gelişmesinde rol oynayabiliyor” Erken çocukluk döneminde belirti veriyor Erken çocukluk döneminde, dil gelişiminin parçası olan ‘normal akıcısızlıklar’ görülebiliyor. ‘Gelişimsel kekemelik’ denen ve en sık 2-4 yaş arasındaKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Nörojenik Kekemelik

Nörojenik Kekemelik  Nörojenik kekemelik, konuşmada sık sık kesintiler, duraklamalarla kendini gösteren bir akıcılık bozukluğudur. Beyin ve omurilikte, korteks, subkorteks, serebellar ve hatta sinir yolu bölgelerinde, bir yaralanma ya da hastalık nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Örnek olarak trafik kazalarını, iş kazalarını, iskemik atakları, tümörleri, Parkinson ve MS gibi dejeneratif hastalıkları, kafa travmalarını, menenjiti, Guillain-Barre sendromunu, çeşitli kimyasalları ve bu arada bazı ilaçların yan etkilerini sayabiliriz. Nörojenik kekemelik Nörojenik kekemelik vakalarının diğer kekemelik türlerinden ayırt edilmesinde en önemli gösterge, daha önce normal bir konuşmaya sahip olmalarıdır. Ancak, çocukluk yıllarında gelişimsel kekemeliği olup tedavi görmüş kişilerde de yukarıda örneklerini verdiğimiz nedenlerle nörojenik kekemelik ortaya çıkabilir. Her yaşta karşılaşılan nörojenik kekemelik sayısı yaş ilerledikçe ve yaşlılıkta artmaktadır. Oysa gelişimsel kekemelik 2-5 yaşları arasında belirginleşmektedir. (Bu arada, açıkça görülen bir nörolojik belirti olmaksızın ortaya çıkan konuşma sorunlarının da, gizli kalmış bir nörolojik nedenin tanılanmasına yardımcı olduğunu da not edelim.) Nörojenik kekemeliğin bulguları Nörojenik kekemeliğin bulguları arasında, ünlemler ve düzeltmelerle dolu aşırı kesintili bir konuşma, tümcelerin yinelenmesi, sözcüklerin, hecelerin, seslerin yinelenmesi veya uzatılması, duraklamalar, birtakım garip seslerin eklenmesi, anlaşılamayacak derecede hızlı konuşma patlamaları, tüm bunlara eşlik eden baş, el, bacak hareketleri, göz temasından kaçınma, anksiyete ve depresyondan söz edebiliriz. Nörojenik kekemelik belirtileri diğer akıcı konuşma bozukluklarıyla benzerlikKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ

GECİKMİŞ KONUŞMA Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır. Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar. GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ Hiç konuşmamaktan, çok zor anlaşılır birkaç kelime söyleme Kelime dağarcıklarında eksiklik “Ben”,”benim” gibi zamirleri kullanmayı 3 yaş civarında bile tam olarak öğrenememe Cümle kuramama  Jest, mimik ve diğer işaretli hareketleri daha çok kullanma İsteklerini ifade edememe Başkalarının konuşmalarına ilgi göstermeme Durmadan ses çıkarma Uyum problemleri gösterme Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isteme Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir. EĞER DİL VE KONUŞMA BECERİLERİNDE GECİKMESİ OLAN BİR ÇOCUĞUNUZ VARSA : Dil çıktısı olmasa da iletişimi kesmeyin, Her gün düzenli olarak iletişim ağırlıklı faaliyetler yapın, İletişimde bazı sözel ya da sözsüz iletişim becerilerini kullanın, Paralel konuma, genişletme vb. sözel tepkileri sık sık kullanın, Çocuğu iletişime yönelik çaba göstermeye özendirin, Ev içerisinde basit bir dil kullanın, Çocuğun sadece sözcük değil jest ve mimik kullanımını da önemseyin, Çocuğun zorunlu olarak iletişim kurması için fırsatlar yaratın. GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ Sağlık durumu İşitme kaybı Motor-koordinasyon güçlüğü Aile ve Çevre KoşullarıKONEF GAZİANTEP

Çocuğu Kekeleyen Ebeveynler Ne Yapmalıdır?, Çocuklarda Kekemelik Nedir?, Kekemelik Terapisinde Neler Yapılmaktadır?, KONUŞMA BOZUKLUKLARI, KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Çocuklarda Kekemelik

Çocuklardaki Normal Akıcısızlıklar Nelerdir? Çocuklar 2-4 yaş aralığında çok hızlı bir dil gelişim evresinden geçer ve bu dönemde çocukların büyük bir kısmı konuşma esnasında normal akıcısızlıklar sergiler. Yani çocuk konuşurken sözcük tekrarı yapabilir. “Ben ben ben elma yiyeceğim”. Cümle içinde ya da cümleye başlarken “ee” , “hımm” , “öyle”, “bilmiyorum” gibi yineleyen belli sözcükler ekleyebilir. “Eee, anne pepe düşünce ee ben eee” . Ya da kurduğu cümleyi birkaç kez baştan revize edip değiştirerek kurabilir. Örneğin “Aliyle oynarken düştüm, Aliyle beraber oynarken düştüm, Aliyle beraber top oynarken düştüm. ” Tüm bu akıcısızlık türleri dil gelişiminin ilk aşamalarında normaldir. Çocuklarda Kekemelik Nedir? Kekeleme ise normal akıcısızlıktan tamamen farklıdır. Çocuk konuşma esnasında “be-be-ben”, “a-a-anne” gibi hece tekrarı yapabilir, “b-ben, a-anne” gibi bloklar yapabilir ya da “aaanne”, “beeen” gibi ses uzatabilir. İşte bu dönemde ortaya çıkan takılmalar gelişimsel kekemelik olarak adlandırılır ve çocukların ortalama ¼’ünde görülür. Okul dönemiyle birlikte çocukların büyük bir kısmında takılmalarda düzelme olur, ancak bir kısmında, bu durum kronik kekemelik olarak devam eder. Çocuğu Kekeleyen Ebeveynler Ne Yapmalıdır? Çocuğunda kekeleme davranışı gören aileler 6 ay süresince beklemeli ve bu süre zarfında çocuklarını iyi gözlemlemelidirler. Bu gözlem sırasında çocuğun takılmaların farkında olup olmadığı, kekemeliğin iniş ve çıkışları, özellikle tamamen kaybolur gibi olduğu dönemler not edilmelidir. Eğer çocukKONEF GAZİANTEP

ERGEN VE YETİŞKİNLERDE KEKEMELİK TERAPİSİ, Kekemeliğin sebebi Nedir?, Kekemelik Cinsiyete Göre Farklılık Gösterir mi?, Kekemelik Nedir?, KONUŞMA BOZUKLUKLARI, KONUŞMA BOZUKLUKLARI

ERGEN VE YETİŞKİNLERDE KEKEMELİK TERAPİSİ

ERGEN VE YETİŞKİNLERDE KEKEMELİK TERAPİSİ   Kekemelik Nedir?   Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ve ritmi ile ilgili bir iletişim bozukluğudur.   Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.   Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu  durum “kekemelik” olarak adlandırılır. KONEF GAZİANTEP DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI Kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir.   Kekemelik toplumda yaygın bir konuşma bozukluğudur.Bir çok çocuk, ergen ve yetişkin, tanımadığı kişilerle konuşurken, kalabalık ortamlardayken, heyecanlandığında daha fazla artan kekelemelikten muzdariptir.Bu nedenle kekemelik sorunu olan  kişilerin çoğu sosyal etkinliklerden ya da çok konuşma gerektiren işlerden kaçınırlar.   Her kekemelik bir diğerinden farklıdır. Seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi, sözcüklerin bitirilmeden bırakılması, sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması gibi değişik şekilde kekemelikler vardır.   Kekemeliğin sebebi Nedir?   Kekemeliğin bir çok nedeni  kesin değildir. Yapısal bir bozukluk, öğrenilmiş bir davranış, birKONEF GAZİANTEP

İŞİTME AZLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI, KONUŞMA BOZUKLUKLARI, KONUŞMA BOZUKLUKLARI

İŞİTME AZLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI

İŞİTME AZLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI İşitme bozuklukları doğuştan ya da sonradan geçirilen hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. İşitme bozukluğunun derecesi ve tipi çocuğun konuşma gelişimini farklı şekilde etkileyecektir.Aynı zamanda uygulanacak tedavi yöntemleri de buna bağlı olarak farklılaşacaktır. İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin konuşma gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir. Aile çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir.  Çocukların işitme duyusunu değerlendirmek için artık büyümelerini beklemek gerekmez. Yaşamın ilk günlerinde uygulanabilen otoakustik emisyon (OAE) ve BERA gibi testler ile yeni doğan bir bebeğin işitme engelini saptamak mümkündür. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli tanısı konan ve işitme cihazı uygulanıp işitme ve konuşma eğitimi alan bebeklerin konuşma becerisi normal işiten yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebilir. İşitme kaybı olan çocukların, işitme seviyesinin düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir. Kontrollerde yapılan işitme testleri ile çocuğun işitmesinde olabilecek değişiklikler tespit edilir. Çok sık orta kulak iltihabı ve kulakta sıvı birikimi gibi hastalıklar sonucunda oluşan hafif işitme azlıkları olan çocuklarda, konuşmaları ve sesleri duyup tepki verdiklerinden genellikle işitme kaybı çok geç fark edilir.KONEF GAZİANTEP

dil ve konuşma güçlüğü, Gecikmiş Konuşma Nedir ?, Gecikmiş Konuşmanın Belirtileri Neler Olabilir ?, Gecikmiş Konuşmaya Ne Yol Açar, KONUŞMA BOZUKLUKLARI, KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Gecikmiş Konuşma

Gecikmiş Konuşma Nedir ? Çocuğun konuşması yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Gecikmiş Konuşmaya Ne Yol Açar ? Çocuğun konuşmasının neden geciktiğini öğrenmek alınacak önlemler konusunda bir fikir verebilir. Zihinsel yetersizlik temel becerilerin gelişimini geciktirebilir, hatta engelleyebilir. Yarık damak, tavşan dudak gibi konuşma organlarında oluşan bir problem doğrudan dil ve konuşma gelişimini geciktirebilir. Fiziksel yetersizlik, işitme kaybı ve görme özrü gibi bazı duyusal kayıplar, erken dil ve bilişsel gelişim için önemli olan deneyimleri engelleyebilir, bu durumda da çocuk çevrenin ve duyuların zengin kaynağından ve sonuç olarak bilgiden yoksun kalabilir. Uzun süreli hastalıklar ve çocuğun sık sık hastalanması da dil ve konuşma gelişimini geciktirebilir. Eğer çocuğun çevresinde ilgisini çeken, dil ve konuşma gelişimini destekleyen bir ortam yoksa, gelişimi daha yavaş olabilir. Bu konudaki uyarıcıların yetersizliği, uyarım eksikliği konuşmada gecikmeye yol açabilir. Çocuklar yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla birlikte oynamak isterler. Yetişkinler de çocukların bu özelliğini dikkate alarak onlarla oyun oynamaya, konuşmaya uygun ortamlar yaratmalıdırlar… Çocuğun ait olma, sevme ve sevilme, kabul edilme gibi gereksinimlerinin giderilmemiş olması duygusal yoksunluğa yol açabilir. İki dil konuşulan ev ortamı, baskıcı aile tutumları, düşük sosyoekonomik düzey gibi çevresel faktörler de dil ve konuşma gelişimini geciktirebilir.KONEF GAZİANTEP