KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Çocuğunuz Konuşurken takılıyorsa dikkat

Çocuğunuz Konuşurken takılıyorsa dikkat Çocuğunuz Konuşurken takılıyorsa dikkat Kekemelik, en basit anlatımıyla “Konuşma akıcılığının çeşitli biçimlerde sekteye uğraması” olarak tanımlanıyor. Çocuklukta ve bazen yetişkinlikte görülebilen kekemelik, dil ve konuşma terapisiyle tedavi edilebiliyor. Kekemeliğe yapısal bir yatkınlıkla birlikte, çevresel, gelişimsel ve psikolojik nedenlerin yol açtığı tahmin ediliyor. Kekemelik doğuştan gelen bir bozukluk mu? Kekemeliğin nedenlerine ilişkin yapılan aile çalışmaları, ailede kekeleyen bir birey varsa, bu ileride başka kekeleyen bireylerin olma olasılığının arttığını gösteriyor. Bireyde yapısal olarak kodlanmış bir kekemelik varsa, herhangi bir şekilde tetiklenebiliyor ve kekemelik oluşabiliyor. Ayrıca yetişkinlik döneminde de ortaya çıkabiliyor. Nörojenik bozukluklar ve kekemelik ilişkisini bulgulayan çalışmalar olduğunu biliniyor. Örneğin kafa travması sonrası kekemelik gelişebiliyor. Kekemeliğin nedenleriyle ilgili yapılan çalışmalarda farklı nedenler olabilir “Ancak son zamanlarda yapısal bir yatkınlığın olduğu, çevresel, gelişimsel ve psikolojik faktörlerin de bunun üzerine eklendiği görüşüne inanılıyor. Çocukluk dönemindeki kekemelikte ebeveynlerin çocuğa karşı mükemmeliyetçi tutumları, karmaşık dil kullanımı yani çocuğun yaşına uygun olmayan dil seçimi, çocuğun konuşmasında yapılan zaman baskısı, ebeveynin hızlı konuşması, yeni eve taşınma, kardeş olması gibi çocukta güvensizlik yaratan durumlar, çocukluk döneminde kekemeliğin gelişmesinde rol oynayabiliyor” Erken çocukluk döneminde belirti veriyor Erken çocukluk döneminde, dil gelişiminin parçası olan ‘normal akıcısızlıklar’ görülebiliyor. ‘Gelişimsel kekemelik’ denen ve en sık 2-4 yaş arasında görülebilenKONEF GAZİANTEP

Etkili konuşma nasıl yapılır
DİKSİYON VE HİTABET

Etkili konuşma nasıl yapılır

HİTABETİ GELİŞTİRMEK VE ETKİLİ KONUŞMA YAPABİLMEK İÇİN 7 ÖNERİ Etkili konuşma nasıl yapılır ? Düşündüklerinizi etkili bir şekilde aktarabilmek, iletişim kurduğunuz kişilerde yaratmak istediğiniz etkinin oluşmasını sağlar. Özellikle topluluk önünde güzel ve etkili konuşma yapmanın pek çok kişinin hayali olduğunu biliyoruz. Aslında bu düşüncenizi gerçekleştirmek sandığınız kadar zor değil. İşte, hem ikili ilişkilerde yararlanabileceğiniz hem de topluluk önünde daha güçlü konuşmalar yapabilmeniz için ihtiyacınız olan hitabeti geliştirme yolları: 1. Kitap Okumayı Alışkanlık Haline Getirin Etkili konuşma yapabilmek aslında düşündüklerinizi en iyi şekilde aktarmak demek. Bunun anahtarlarından biri ise elbette ki cümlelerinizde doğru kelimeleri tercih etmek, kelimeleri doğru bir şekilde kullanabilmek. Kelime haznenizi genişletip bunu yapmanıza yardımcı olacak şey ise tabii ki düzenli olarak kitap okumak, yani kitap okuma alışkanlığı kazanmak! Bu arada kitap okumanın, kelime haznenize katkı sağlamasının yanı sıra doğru kelime vurgusu ve cümle tonlaması yapabilmek konusunda da size yardımcı olabileceğini belirtmeden geçmeyelim. Eğer kelime vurgusu konusunda çalışmanız gerektiğini düşünüyorsanız okuduğunuz kitapları sesli bir şekilde, adeta kitabı seslendiriyor gibi okumanızı öneririz. 2. Kelimeleri Doğru Bir Şekilde Telaffuz Ettiğinizden Emin Olun Etkili iletişim için son derece önemli olan konulardan bir diğeri ise telaffuz! Kelimeleri doğru bir şekilde telaffuz etmek için çalışmalar yapmalısınız. Kalem çalışması, telaffuz konusunda kesinlikle yapmanız gereken çalışmalardan biri.KONEF GAZİANTEP

DİKSİYON VE HİTABET

Topluluk önünde konuşmak

Topluluk önünde konuşmak  Topluluk önünde konuşmak çoğu insanı heyecanlandırır, vücudunun kimyasını bozar; uykusunu kaçırır. Pek çok insan söyleyeceklerini unutmaktan, sahnede tökezlemekten, dilinin sürçmesinden, gülünç duruma düşmekten korkar; konuşmasının beğenilmeyeceği, dinleyicilerin sıkılacakları, yeteri kadar etkili olamayacağı endişesini duyar. Oysa konuşmak, insanın doğal hayatının bir parçasıdır. Sadece dışadönük olanlar değil, içedönük olanlar da bire bir ilişkilerde kendilerini çok iyi ifade ederler; konuşmaktan, anlatmaktan, paylaşmaktan zevk alırlar. Peki, insan neden tanıdıklarıyla bire bir konuşurken heyecanlanmaz da, tanıdıklarından bile oluşsa, bir topluluk karşısında konuşurken eli ayağına dolaşır? Neden insan annesiyle konuşurken son derece rahattır da, kalabalık karşısında konuşurken gerilir? İnsan yargılanmadığından emin olduğu zaman rahat konuşur ama topluluk karşısında geçince, dinleyicilerin kendisinin duruşunu,  vücudunu, davranışlarını, giysilerini, konuşmasını, düşüncelerini, bilgisini… yargılayacağından endişe duyar.  Topluluk önünde, kendisini adeta çıplak ve savunmasız hisseder. Bütün eksiklerinin, bütün kusurlarının ortaya çıkacağı hissine kapılır. Bu gerginlik yüzünden çoğu insan konuşma yapmamak için, türlü bahaneler uydurur. Bu psikolojinin etkisiyle,  insanların çoğu, topluluk karşısında “mükemmel” olmaya gayret ederler. Hem görünüşlerinin hem de konuşmalarının “hatasız” olmasını isterler. İşte bu mükemmellik çabası, konuşma yapacak insanı başka bir kalıba sokar; yakınlarıyla konuşurken kendini çok iyi ifade eden insan gider; vücudu, sesi, davranışları gerginleşmiş bir insan gelir. Çoğu insan topluluk önünde konuşurken tuhaflaşır; bir türlü “kendisiKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Nörojenik Kekemelik

  🧠 Nörolojik Kekemelik: Beyin Temelli Konuşma Güçlüğünün Derinlikleri Konuşma akıcılığındaki bozulmalar, bireyin sosyal yaşamını ve özgüvenini derinden etkileyebilir. Bu bozulmaların bir türü olan nörolojik kekemelik, beyindeki sinirsel yapıların konuşma koordinasyonu üzerindeki etkilerinden kaynaklanır. 🧩 Nörolojik Kekemelik Nedir? Nörolojik kekemelik, beyinde meydana gelen hasar sonrası ortaya çıkar. Genellikle inme, travmatik beyin yaralanması, tümör veya dejeneratif nörolojik hastalıklar bu durumu tetikler. Beynin konuşma üretiminden sorumlu alanlarında meydana gelen bu hasar, kelimeleri sıralamada, sesleri üretmede ve ritmik konuşmada aksaklıklara yol açar. Bu tür kekemelik genellikle ani başlar ve kişi daha önce hiç kekelememiş olsa bile bir anda konuşma akıcılığında zorluk yaşayabilir. 🧠 Beyin-Ses İlişkisi Nasıl Bozulur? Konuşma, beyin ile ses organları arasındaki koordinasyonla gerçekleşir. Nörolojik kekemelikte bu sinirsel bağlantılar zarar görür. Beyin komutu verir, ancak kas grupları bu komutu ya geç algılar ya da hiç algılayamaz. Bu durum, konuşma sırasında takılmalara, tekrarlamalara ve duraklamalara neden olur. Konuşma motor sisteminde bozulma olduğu için, kişi ne söylemek istediğini tam olarak bilse bile kelimeleri dışa aktaramaz. Bu da sürecin hem fizyolojik hem de psikolojik yönünü ortaya koyar. 🧪 Nörolojik Kekemelik Nasıl Teşhis Edilir? Tanı sürecinde nöroloji uzmanları ve konuşma terapistleri birlikte çalışır. Klinik gözlemler, nörogörüntüleme yöntemleri (MRI, BT vb.) ve konuşma örnekleri değerlendirilir. Özellikle konuşmanınKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ

GECİKMİŞ KONUŞMA Gecikmiş Konuşma belirtileri Çocuğun konuşması kendi yaşından beklenenden çok geri veya konuşma gelişimi yaşıtlarından çok daha yavaş ise o çocuğun konuşması “gecikmiş konuşma” olarak adlandırılır. Çoğunlukla 2-3 yaşlarında konuşamayan çocukların anne babaları konuşmanın geciktiğinin farkına varırlar. GECİKMİŞ KONUŞMANIN BELİRTİLERİ Hiç konuşmamaktan, çok zor anlaşılır birkaç kelime söyleme Kelime dağarcıklarında eksiklik “Ben”,”benim” gibi zamirleri kullanmayı 3 yaş civarında bile tam olarak öğrenememe Cümle kuramama  Jest, mimik ve diğer işaretli hareketleri daha çok kullanma İsteklerini ifade edememe Başkalarının konuşmalarına ilgi göstermeme Durmadan ses çıkarma Uyum problemleri gösterme Kendi başına oyun oynamak veya bir şeyle meşgul olmak isteme Normal konuşmaya sahip çocuklara kıyasla daha çabuk ağlama, bağırma, oyuncakları kırma, dağıtma ve hırçınlık gibi kökü duygusal olan hareketler görülebilir. EĞER DİL VE KONUŞMA BECERİLERİNDE GECİKMESİ OLAN BİR ÇOCUĞUNUZ VARSA : Dil çıktısı olmasa da iletişimi kesmeyin, Her gün düzenli olarak iletişim ağırlıklı faaliyetler yapın, İletişimde bazı sözel ya da sözsüz iletişim becerilerini kullanın, Paralel konuma, genişletme vb. sözel tepkileri sık sık kullanın, Çocuğu iletişime yönelik çaba göstermeye özendirin, Ev içerisinde basit bir dil kullanın, Çocuğun sadece sözcük değil jest ve mimik kullanımını da önemseyin, Çocuğun zorunlu olarak iletişim kurması için fırsatlar yaratın. GECİKMİŞ KONUŞMANIN NEDENLERİ Sağlık durumu İşitme kaybı Motor-koordinasyon güçlüğü AileKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Çocuklarda Kekemelik

Çocuklardaki Normal Akıcısızlıklar Nelerdir? Çocuklarda Kekemelik Çocuklar 2-4 yaş aralığında çok hızlı bir dil gelişim evresinden geçer ve bu dönemde çocukların büyük bir kısmı konuşma esnasında normal akıcısızlıklar sergiler. Yani çocuk konuşurken sözcük tekrarı yapabilir. “Ben ben ben elma yiyeceğim”. Cümle içinde ya da cümleye başlarken “ee” , “hımm” , “öyle”, “bilmiyorum” gibi yineleyen belli sözcükler ekleyebilir. “Eee, anne pepe düşünce ee ben eee” . Ya da kurduğu cümleyi birkaç kez baştan revize edip değiştirerek kurabilir. Örneğin “Aliyle oynarken düştüm, Aliyle beraber oynarken düştüm, Aliyle beraber top oynarken düştüm. ” Tüm bu akıcısızlık türleri dil gelişiminin ilk aşamalarında normaldir. Çocuklarda Kekemelik Nedir? Kekeleme ise normal akıcısızlıktan tamamen farklıdır. Çocuk konuşma esnasında “be-be-ben”, “a-a-anne” gibi hece tekrarı yapabilir, “b-ben, a-anne” gibi bloklar yapabilir ya da “aaanne”, “beeen” gibi ses uzatabilir. İşte bu dönemde ortaya çıkan takılmalar gelişimsel kekemelik olarak adlandırılır ve çocukların ortalama ¼’ünde görülür. Okul dönemiyle birlikte çocukların büyük bir kısmında takılmalarda düzelme olur, ancak bir kısmında, bu durum kronik kekemelik olarak devam eder.   Çocuğu Kekeleyen Ebeveynler Ne Yapmalıdır? Çocuğunda kekeleme davranışı gören aileler 6 ay süresince beklemeli ve bu süre zarfında çocuklarını iyi gözlemlemelidirler. Bu gözlem sırasında çocuğun takılmaların farkında olup olmadığı, kekemeliğin iniş ve çıkışları, özellikle tamamen kaybolur gibi olduğu dönemler notKONEF GAZİANTEP

DİKSİYON VE HİTABET

Güzel Konuşmak Nedir?

  GÜZEL KONUŞMA NEDİR ? Güzel Konuşmak Nedir ? Güzel ve etkili konuşmayı çoğunlukla eksik tanımlar ve anlarız. Güzel konuşma bir spikerin, bir tiyatro sanatçısının, kendisine verilen metni veya düşünceyi tonlama, vurgu ve benzeri kurallara bağlı kalarak canlandırması şeklinde sanılmaktadır. Oysa bu güzel ve etkili konuşmanın yalnızca bir yönünü oluşturmaktadır. Sadece kulağa hoş gelen duygu ve dileklerin dışa vurumu konuşmanın tamamı değil yalnızca bir bölümüdür. Güzel konuşma bir kimsenin başkaları karşısında, önceden planlanmamış bile olsa duygu, dilek ve düşüncelerini etkili bir biçimde anlatma becerisidir. Bu yüzden güzel konuşma tıpkı okumada olduğu gibi, beyinden başlayarak vücudumuzdaki birçok organın birbiri ile uyum içinde çalışması ile oluşan bir yetenek, alışkanlık, beceri ve sanat olarak tanımlanabilir. Güzel konuşma; yerine, zamanına, kişisine uygun olarak yapılan konuşmadır. Neyi, nerede, ne zaman, kime nasıl söyleyeceğini bilen bir kişinin güzel konuşmayla ilgili önemli bir problemi yok demektir. Konuşmak yalnızca düz bir iletişim aracı değildir. Kişinin tüm duygularının yanı sıra düşüncelerini de çevresine ulaştırabildiği en etkin yoldur. Peki güzel konuşmak bu kadar basit midir ya da güzel konuşmanın belli başlı kuralları ve bir düzeni var mıdır? Sözlü anlatımda konuşmacının önünde geniş bir zaman, tekrar tekrar okuma ve düzeltme imkânı yoktur. Bu sebeple usulüne uygun etkili ve güzel bir konuşmaKONEF GAZİANTEP

Güzel Konuşmak İçin ne yapmalı ?
DİKSİYON VE HİTABET

Güzel Konuşmak İçin ne yapmalı

Güzel Konuşmak İçin ne yapmalı Hangimiz güzel ve akıcı konuşmak istemez ki? Güzel Konuşmak İçin ne yapmalı ? Güzel konuşmanın anahtarı hiç şüphesiz iyi bir diksiyon. Diksiyonu düzgün olanların iş ve sosyal yaşamlarında daha başarılı oldukları da bir gerçek. Hatta bu isimlerin kitleleri peşinden sürükleyen bir lider olmaları da kaçınılmaz. Dolayısıyla diksiyon ve güzel konuşma bu kadar önemliyken üzerinde durmamak olmaz. Forbes dergisi çeşitli şirket ve kuruluşların sözcülerinin güzel konuşma taktiklerini yazmış. Dilerseniz bu önerileri deneyerek siz de diksiyonunuzu ve konuşma şeklinizi iyileştirebilirsiniz. Floyd Abrams (Cahill Gordon Hukuk Bürosu avukatı): Ünlü avukat Abrams, çok konuşmanın ne kadar zararlı olduğunun altını çiziyor. “Çok fazla konuşursanız sıkıcı olursunuz ve tekdüzeliğe düşersiniz. Konuşmanızı sanki iki kişinin arasında geçen diyaloglara benzetin. Böylece jargon derdinden kurtulursunuz.” Ari Fleischer (Eski Beyaz Saray Basın Sekreteri): Fleischer de kısa ve öz konuşmanın önemini vurgulayanlardan. “Konuşmanızı gazetelerin manşetten verdikleri haberlerde kullandıkları dile benzetin. Konuşmanıza ileriye dönük tahminler ekleyin, karşıtlık ilkesini kullanın ama gerçekçi araştırmalarla bunu destekleyin. Eğlendirici olun. Kalabalığa ulaşmak için gerekirse kendinizi aşağılayan anektodlara başvurun. Uzun konuşmayın. 40 dakikadan sonrası sıkar.” Jim Gill (Bryan Cave Hukuk Bürosu avukatı): Güzel konuşmak için gerekli olan en önemli şeyin espri kabiliyeti olduğunu söylüyor. “Mizah her zaman geçerli bir yol. Ama taşıKONEF GAZİANTEP

Konuşmada nefes teknikleri
DİKSİYON VE HİTABET

Konuşmada nefes teknikleri

Konuşmada nefes tekniklerinin önemi Konuşmada nefes teknikleri  ve önemi Yaşam sürüp giderken sürekli olarak nefes alıp veririz. Nefes alıp verirken bunu nasıl yaptığımızı düşünmeyiz. Ama topluluk karşısında konuşmalar yapıyorsanız alıştırmalarla nefesinizi geliştirmeniz gerekir.  Aslında sesini, dolayısıyla nefesini kullanmak zorunda olan herkes nefes alış verişini kontrol altına alarak, bilinçli bir hareket haline getirmelidir. Konuşma yaparken veya şarkı söylerken nefes alış verişinde göz önünde tutulması gereken noktalar şunlardır: Nefes: 1- Derin, 2- Sık, 3- Çabuk, 4- Düzenli, 5- Yumuşak, 6- Gürültüsüz alınmalıdır. En önemlisi gürültülü nefes alma büyük bir kusurdur. Dinleyiciyi rahatsız eder ve bu halin önüne geçilemezse konuşmacının konuşma kalitesini düşürür. Genel olarak burundan nefes alınması gerekse de, konuşmanın en sağlıklı şekilde oluşturulabilmesi ve diksiyonun anlaşılabilmesi için bazen ağızdan nefes almak da gerekebilir. Konuşmacı, konuşma yaparken burundan nefes alacak kadar zaman bulamadığında ve duraklama zamanlarının kısaltılması gerektiğinde sözler seri bir şekilde hızla söylenirken duraksama zamanları kısalır, solunum gittikçe sıklaşır ve o zaman sadece burundan nefes almak yeterli olmaz. Böyle hallerde ağız ve burundan beraber nefes almak gerekir. Şarkıcı, oyuncu, öğretmen, sunucu gibi konuşmacılar sözlerini genellikle ayakta söylediği için, bulunduğu pozisyonuna uygun olarak nefesini ayarlamak zorundadırlar. Nefes verirken onu tutumlu kullanmak ve nefesi birden vermemek gerekir ki, uzun cümlelerin sonuna kadar nefesini yetirebilsin, cümlenin anlamınıKONEF GAZİANTEP

İyi bir konuşmacı nasıl olmalı
DİKSİYON VE HİTABET

İyi bir konuşmacı nasıl olmalı

İyi Bir Konuşmacı, Konusuna Hakimdir İyi bir konuşmacı nasıl olmalı ? İster kalabalık bir gruba konferans veriyor, isterse arkadaş sohbetinde anısını anlatıyor olsun, ne söyleyeceğini bilir; kendine, bilgisine ve birikimine olan güvenini karşıya aktarır. Bunu sağlayabilmek için de çok yönlü bir ön hazırlık yapar. Kendisine yöneltilebilecek soruları yanıtlayabilecek, ya da en azından doğru yönlendirebilecek kapasitededir. Bilgi dağarcığının zenginliği, düşünsel yetkinliğini de arttıracak, neyi ne kadar söylemesinin daha uygun olacağına, dinleyicisini gözeterek, kolayca ve doğru olarak karar verebilecektir. Çünkü, konusuyla ilgili tüm ayrıntılar dinleyenleri ilgilendirmeyebilir. Bu durumda kişinin bir seçme yapması gerekecektir. Konusunun bütününe olan hakimiyeti, gerekliyi gereksiz den ayırt edebilmesini, seçenek sunabilmesini ve anında değişim yapabilme esnekliğine sahip olmasını getirecektir. İyi Bir Konuşmacı, Titiz Bir Planlamacıdır Anlattıklarının dinleyiciyi yormadan kolayca kavranmasını isteyen konuşmacı, aktaracaklarının ilgi ve önemine göre bir sıralama yapar. Ancak bu sıralamayı yaparken, kişinin dikkati, konu-dinleyici ilişkisinin doğru olarak saptanması üzerinde yoğunlaşır. Diğer bir deyişle konuşmacı, aynı konuyu farklı gruplara, farklı bir sıralamayla anlatır. Çünkü planlamayı belirleyen, dinleyenlerin nitelikleridir. Bu nedenle, bazen ana düşüncelerin, bazen de destekleyicilerin sıralamadaki yerleri değişebilir. İyi Bir Konuşmacı, İyi Bir Gözlemcidir Çevresinden algıladıklarını, duyguları ve birikimiyle harmanlayıp, eyleme dönüştürebilir. Kendini çevreleyen dünyaya, çevresindeki insanlara, olaylara ve durumlara karşı uyanıktır. Bunlarla ilgili gözlem veKONEF GAZİANTEP

DİKSİYON VE HİTABET

Etkili İletişim Kurmanın Yolları ve Teknikleri

Etkili İletişim Kurmanın Yolları ve Teknikleri Etkili İletişim Kurmanın Yolları ve Teknikleri İletişim her türlü duyguyu, düşünceyi ister konuşarak ister yazılı olarak isterse beden dili kullanarak ya da başka yollar deneyerek kişinin karşı tarafa aktarım yapmasıdır. İletişim sadece konuşmak yoluyla yapılmaz. Eskiden insanların birbirlerine duman yoluyla haber gönderiyor olmaları hatırlanırsa bu karşı tarafa bir durum aktarımı olduğu için iletişim kapsamına girmektedir. Olaylar karşısında sessiz bir şekilde durmak bile bir iletişim sağlamak demektir. İletişim kurmak basitken iletişim neden önemlidir? İyi bir iletişim kurmak için kullanabileceğimiz yöntemler; İyi bir iletişimin olmazsa olmazı dinlemektir. Yapılan araştırmalara bakıldığında aslında insanların dinleme oranları arttığı ve söylenenlerin sonunu sadece tahmin ederek karşı tarafla iletişime geçtikleri için pek çok sorunla boğuşmak zorunda olduklarını ortaya koymuştur. İletişim kurarken karşınızdaki insanı dinlemek yerine sürekli olarak lafını bölmeyin ya da konuşmanın devamını tahmin etmeye çalışmayın. 1.Güven Vermek ; Güven her kapının anahtarıdır. İyi bir iletişimin de anahtarı güvendir. İletişim kurarken karşı tarafa güven vermek aslında etkili bir iletişimde ilk adımdır.  Saygı Duymak; İletişim saygı kökenlidir. İnsanlar saygı duymadıkları kişilerle iletişim kurmazlar ve bu kişilerden uzak dururlar. İyi bir iletişim kurmak için saygı duymak gerekir. İyi Bir Dinleyici Olmak; İyi bir iletişim kurmak isteyen kişiler iyi bir dinleyici olabilirler, saygı duyabilirler ancakKONEF GAZİANTEP

KİŞİSEL GELİŞİM

Özgüven nedir

ÖZGÜVEN NEDİR? Özgüven nedir , bireyin kendisinden memnun olması, kendisi ve çevresiyle barışık yaşaması demektir. Diğer yandan, özgüven eksikliği ise; kendinden şüphe duymak, pasiflik, boyun eğme, aşırı uyum gösterme, yalnızlık, eleştirilere karşı hassas olma, güvensizlik, depresyon, aşağılık duygusu ve sevilmediğini hissetme gibi kavramlarla tanımlanabilir. ÖZGÜVEN EKSİKLİĞİ NASIL GELİŞİR? Kendini veya yeteneklerini çok acımasız bir şekilde eleştirmek. Olayların sonuçlarını, gerçekte olduklarından daha kötü bir şekilde değerlendirmek. Gerçekçi olmayan hedefler belirleme. Başarısızlık korkusu. Başarısızlık, hayal kırıklığı gibi olumsuz olayları bir deneyim gibi algılamaktansa, bunların üzerinde fazla durmak. Örneğin; bir dersinizden kaldığınızda, kendinizi bir dersten kalmış, iyi bir insan olarak düşünmektense, işe yaramaz ve başarısız biri olarak düşünmek. Bunu biraz açarsak hepimiz zaman zaman “Ah ben ne beceriksizim”, “benden adam olmaz”, “zaten şu işi başarsaydım alim olurdum” vb. bir sürü olumsuz yükleme yapmışızdır kendimize. Esasında bu yüklemelerimiz gelecekte gerçekten bize pahalıya mâl olmakta. Bizleri pasif, çekingen, özgüveni olmayan, arka planda kalmayı tercih eden bireyler haline getiriyor. Her şeyden korkar oluyoruz ve içimizde bulunan girişimcilik ruhunu yok ediyoruz. Özgüven ile hayattaki başarılarımızın doğru orantılı olarak birbirini tamamladığı göz önünden kaçırılmaması gereken bir nokta. Bizler başarılı olduğumuz, üzerinde defalarca alıştırma yaptığımız bir konuda daha az hata yapma olasılığına sahibiz. Sizlere hata yapmayacağımızı söylemiyorum ama gerçektenKONEF GAZİANTEP

Etkili konuşma nasıl yapılır
DİKSİYON VE HİTABET

Etkili ve Güzel Konuşma Teknikleri

Etkili ve Güzel Konuşma Teknikleri Konuşarak çevremizle güçlü bağlar kurarız. Özellikle etkili konuşma becerisi sayesinde katıldığımız etkinliklerde öne çıkarız. Güzel konuşma ile düşüncelerimizi ve duygularımızı net biçimde aktarır, dinleyiciler üzerinde kalıcı bir izlenim bırakırız. Başarılı konuşmalar, dinleyiciyi önemseyen ve konuşmasına özenle hazırlanan kişiler tarafından yapılır. Bununla birlikte, konuşmanın başarısını yalnızca içerik değil, aynı zamanda içeriği aktarma biçimi belirler. Güzel Konuşma Nedir? Güzel konuşma, kendimizi açık, anlaşılır ve etkileyici biçimde ifade etme sanatıdır. Dolayısıyla bu beceriyi geliştiren kişiler hem sosyal hem de profesyonel yaşamlarında daha başarılı olur. Güzel konuşma teknikleriyle desteklenen iletişim, dinleyicide güven ve etki yaratır. Güzel Konuşmayı Nasıl Gerçekleştiririz? Etkili konuşma için üç temel unsuru dikkate alırız. İlk olarak mesajı belirleriz. Ardından konuşmacının üslubunu ve aktarım biçimini şekillendiririz. Son olarak dinleyici kitlesini analiz ederiz: Mesaj: Ne söylediğimiz Konuşmacı: Nasıl söylediğimiz Dinleyici: Kime söylediğimiz Bu unsurlar arasında uyum sağladığımızda konuşmamız etkili hale gelir. Bu nedenle güzel konuşma için önce anlattıklarımıza inanır, ardından hazırlanır ve sonunda dinleyiciyi ikna ederiz. Etkili ve Güzel Konuşma Teknikleri Hazırlık Yapmak Konuşmanın ana hatlarını belirleyerek konuya hâkim oluruz. Böylece özgüven kazanır ve olası sorulara karşı hazırlıklı oluruz. Dahası, hazırlık süreci konuşmanın akıcılığını da artırır. Prova Yapmak Hedef kitleye uygun tavır ve üslup geliştiririz. Öte yandan, farklıKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Gecikmiş Konuşma

Gecikmiş Konuşma Nedir ? Gecikmiş Konuşma Çocuğun konuşması yaşından beklenenden çok geri ya da konuşma gelişimi açısından çok daha yavaşsa, o çocuğun konuşması gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Gecikmiş Konuşmaya Ne Yol Açar ? Çocuğun konuşmasının neden geciktiğini öğrenmek alınacak önlemler konusunda bir fikir verebilir. Zihinsel yetersizlik temel becerilerin gelişimini geciktirebilir, hatta engelleyebilir. Yarık damak, tavşan dudak gibi konuşma organlarında oluşan bir problem doğrudan dil ve konuşma gelişimini geciktirebilir. Fiziksel yetersizlik, işitme kaybı ve görme özrü gibi bazı duyusal kayıplar, erken dil ve bilişsel gelişim için önemli olan deneyimleri engelleyebilir, bu durumda da çocuk çevrenin ve duyuların zengin kaynağından ve sonuç olarak bilgiden yoksun kalabilir. Uzun süreli hastalıklar ve çocuğun sık sık hastalanması da dil ve konuşma gelişimini geciktirebilir. Eğer çocuğun çevresinde ilgisini çeken, dil ve konuşma gelişimini destekleyen bir ortam yoksa, gelişimi daha yavaş olabilir. Bu konudaki uyarıcıların yetersizliği, uyarım eksikliği konuşmada gecikmeye yol açabilir. Çocuklar yetişkinlerle ve yaşıtlarıyla birlikte oynamak isterler. Yetişkinler de çocukların bu özelliğini dikkate alarak onlarla oyun oynamaya, konuşmaya uygun ortamlar yaratmalıdırlar… Çocuğun ait olma, sevme ve sevilme, kabul edilme gibi gereksinimlerinin giderilmemiş olması duygusal yoksunluğa yol açabilir. İki dil konuşulan ev ortamı, baskıcı aile tutumları, düşük sosyoekonomik düzey gibi çevresel faktörler de dil ve konuşmaKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

İşitme azlığına bağlı konuşma bozuklukları

İŞİTME AZLIĞINA BAĞLI KONUŞMA BOZUKLUKLARI İşitme azlığına bağlı konuşma bozuklukları İşitme bozuklukları doğuştan ya da sonradan geçirilen hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. İşitme bozukluğunun derecesi ve tipi çocuğun konuşma gelişimini farklı şekilde etkileyecektir. Aynı zamanda uygulanacak tedavi yöntemleri de buna bağlı olarak farklılaşacaktır. İşitme kaybının teşhisi ne kadar erken yaşta sağlanırsa, tedavinin ve bireyin konuşma gelişiminin o kadar sağlıklı olacağı unutulmamalıdır. Yani, işitme kaybında erken teşhis çok önemlidir. Özellikle ilk iki yaş, çocuğun konuşmasını geliştirebilmesi için en önemli dönemdir. Aile çocuğun büyümesini ve gelişmesini dikkatli bir gözlemle takip ediyorsa, işitme kaybı erken dönemde teşhis edilebilir.  Çocukların işitme duyusunu değerlendirmek için artık büyümelerini beklemek gerekmez. Yaşamın ilk günlerinde uygulanabilen oto akustik emisyon (OAE) ve BERA gibi testler ile yeni doğan bir bebeğin işitme engelini saptamak mümkündür. Doğduktan sonra en geç 6 ay içinde işitme engeli tanısı konan ve işitme cihazı uygulanıp işitme ve konuşma eğitimi alan bebeklerin konuşma becerisi normal işiten yaşıtlarına benzer düzeyde gelişebilir. İşitme kaybı olan çocukların, işitme seviyesinin düzenli olarak kontrol edilmesi gereklidir. Kontrollerde yapılan işitme testleri ile çocuğun işitmesinde olabilecek değişiklikler tespit edilir. Çok sık orta kulak iltihabı ve kulakta sıvı birikimi gibi hastalıklar sonucunda oluşan hafif işitme azlıkları olan çocuklarda, konuşmaları ve sesleri duyup tepki verdiklerindenKONEF GAZİANTEP

KONUŞMA BOZUKLUKLARI

Ergen ve yetişkinlerde kekemelik eğitimi

ERGEN VE YETİŞKİNLERDE KEKEMELİK EĞİTİMİ Ergen ve yetişkinlerde kekemelik eğitimi Kekemelik, konuşmanın akıcılığı ve ritmi ile ilgili bir iletişim bozukluğudur. Akıcı konuşmada ritim ve zamanlama büyük önem taşır. Hız, vurgulama ve doğru yerde duraklamalar açısından farklılıklar olsa da akıcı konuşmada sözcükler ve sözcük grupları kendiliğinden akar. Akıcılıkta ortaya çıkan bozukluklar, uygun olmayan duraklamalar, tekrarlar ve benzer problemler konuşmanın doğal akışını etkiler.   Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu  durum “kekemelik” olarak adlandırılır. KONEF GAZİANTEP DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI Kişinin ne konuştuğundan çok nasıl konuştuğu dikkat çekmeye başlar. Konuşan kişi de dinleyenler gibi durumu fark ettiğinde, konuşma güçlüğüne korku ve endişe de eşlik eder. Bazı durumlarda belirgin yüz ve vücut hareketleri konuşma çabası ile birlikte görülebilir.   Kekemelik toplumda yaygın bir konuşma bozukluğudur. Bir çok çocuk, ergen ve yetişkin, tanımadığı kişilerle konuşurken, kalabalık ortamlardayken, heyecanlandığında daha fazla artan kekemelikten muzdariptir, Bu nedenle kekemelik sorunu olan  kişilerin çoğu sosyal etkinliklerden ya da çok konuşma gerektiren işlerden kaçınırlar.   Her kekemelik bir diğerinden farklıdır. Seslerin, hecelerin, sözcüklerin ve cümlelerin tekrar edilmesi, sözcüklerin bitirilmeden bırakılması, sözcüklerde alışılmadık vurgulamaların ortaya çıkması gibi değişik şekilde kekemelikler vardır.   Kekemeliğin sebebi Nedir? Kekemeliğin bir çok nedeni  kesin değildir. Yapısal bir bozukluk, öğrenilmiş bir davranış,KONEF GAZİANTEP